‘Kitap Kurdu’ Bölümündeki Yazılar

Cemalettin Taşçı’nın Zamanı Durduran Saat kitabı Yılmaz Büyükerşen’i anlatıyor. Söyleşi tarzında ele alınan kitap Doğan Yayınevinden çıkmış. Kitabın arka kapağında şöyle yazıyor:
“Siyah Kuğu adlı kitabında N. N. Taleb, Poincaré fotoğrafının altına, ‘Nasıl yaptılarsa, bu tür düşünürlerin imalatını durdurdular’ diye yazmıştı, hayıflandığı apaçık belli olacak şekilde. Türkiye’de benzer bir resimaltını, belki ufak bir rötuşla, hak eden nadir insanlardan biri herhalde Yılmaz Büyükerşen’dir.
Nasıl yaptılarsa, Türkiye’de Büyükerşen türünden eylem adamlarının imalatını durdurdular.Bu kitap, küçücük bir bozkır şehrinde, şehrin ölçüleriyle orantısız hayaller biriktirerek büyüyen, sonra da o devasa hayalleri birer birer hayata geçiren yılmaz bir adamın, kendi ağzından hikâyesidir. Bu hikâyeyi okurken, imalatı çoktan durdurulmuş insanlardan birinin nasıl büyüdüğüne adım adım tanıklık edeceksiniz. Bozkırın ortasında önce imrenilecek bir üniversitenin, dev bir açıköğretim sisteminin yaratılmasına, Türkiye’de ‘yapılamaz’ denilen işlere soyunma maceralarına, sonra da imrenilen bir şehrin inşasını sağlayan hayal gücüne, kararlılığa, gözü karalığa şahit olmakla kalmayacak, aynı zamanda yakın tarihin pek bilinmeyen birçok olayını da öğreneceksiniz.”
Bildiğiniz üzere Eskişehir’de yaşıyorum, Yılmaz Büyükerşen’e sevgimiz ve saygımız sonsuzdur. Hoş Eskişehir’de yaşamasam da ufacık bir şehirde harikalar yaratan bir belediye başkanına hayranlık duyardım. Bu sebeple Yılmaz Büyükerşen hakkında bilmediklerimi, Eskişehir hakkında bilmediklerimi ve ilerideki projelerinin neler olacağını öğrenmek için bu kitabı okuyacağım.
10 sene önce ilk kez Eskişehir’e geldiğimde köhne bir şehir merkezi, kokan bir Porsuk nehri ve gecekondusu bol bir şehir kaldı aklımda. Üniversiteyi okumak için 4 yıl önce geldiğimde ise gözlerime inanamamıştım. Nereye geldim ben dedim, şaşkınlığımı gizleyemedim. Önümden geçen bir tramvay (son derece modern ve yeni), o kokan Porsuk nehri yerinde yeller esiyor Porsuk adeta Venedik gibi içinden kayıkların, botların geçtiği bir nehir olmuş, çevre düzenlemesi deseniz ona keza her yer çiçek bahçesi gibi… Sadece şehri geliştirmedi Büyükerşen; Eskişehir halkının kültürel açıdan da gelişmesine çok büyük katkı sağladı. Eskişehir halkı tiyatrodan operadan çıkmıyor artık. Öyleki biz operaya gidebilmek için bilet bulamıyoruz düşünün… Bu kadar minik bir Anadolu kentinde böylesine çağdaş bir yaşamı bize sunduğu için Yılmaz Büyükerşen’e çok çok teşekkür ederiz.

Bu kitabı hala okumadım demekten normal şartlarda utanırdım ama kendime göre sebeplerim var gerçekten
Elif Şafak’ın Baba ve Piç kitabı haricinde hangi kitabına elimi attıysam bir şekilde olay dönüp dolaşıp dine geldi. Ya ben dini konuları okumak istemiyorum ki… Birkaç hikayeden derlenmiş olan Med Cezir’i okumuştum yıllar önce kendimi sırlar dünyasında gezintiye çıkmış gibi hissettim. Geçen yıl Siyah Sütü okuyayım hadi Baba ve Piç gibi güzeldir belki dedim onda da Can-ı Derviş Hanım çıktı karşıma . Bende Elif Şafak’ın kitaplarını pek okumamaya karar verdim Siyah Sütten sonra, Baba ve Piç gibi istisnai kitapları hariç tabi. Çıktığı ilk günden beri çoğu arkadaşımın elinde gördüğüm bu kitap okusam mı acaba diye aklımı çeldi durdu
Okuduğum çoğu Elif Şafak kitabından haz etmediğim için herkes okusun bitirsin de yorumları alayım diye sabrettim. Nihayet çoğu insanın yorumunu aldım bu kitap gerçekten güzelmiş ve Elif Şafak’ın Aşk kitabını okumaya karar verdim.
Ya ortasındasındır AŞK’ın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde..
Ella Rubinntain (40) Amerikalı bir ev kadınıdır. Tipik burjuva değerlerinin hâkim olduğu oldukça varlıklı bir ailesi, düzenli ve görünüşte “sorunsuz” bir evliliği vardır. Üç çocuğunu da büyüttükten sonra bir yayınevinde editör-asistanı olarak iş bulur; görevi A. Z. Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanını değerlendirmektir.Ancak hayatının kritik bir döneminde eline aldığı bu kitap, hiç beklemediği bir şekilde Ella’yı derinden sarsacak, dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmasına neden olacaktır.
Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar… ve aşkın peşinde kat etmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller…
Aşk… kitap içinde bir kitap, hayatın anlamı peşinde bir aşk macerası…
Aşk… Elif Şafak’tan arayışa, gerçeğe ve keşfetmeye dair bir roman…
D&R mağazasında kitabın metalik gri rengini de bulabilirsiniz.

Stephanie Meyer’in yazdığı bu en çok okunan kitaplar artık metal kutuda satılıyor. Kutu oldukça orjinal ve şık… Üstelik toplamda 90 TL olan bu 4 kitabın fiyatı metal saklama kutusuyla da aynı fiyata D&R’da satılıyor. Kutuda Alacakaranlık, Yeni Ay, Tutulma ve Şafak Vakti romanları bulunmakta. Metal kutu Alacakaranlık serisi tutkunlarının kitaplığında göz dolduracak.
